13 Ocak 2014 Pazartesi

yeraltından notlar

"Aslansın, kaplansın, yaparsın! Tek elinle dağları deler, sıksan taşın suyunu çıkartırsın." Üstünüze afiyet, benim kafa bunlarla çalışıyor. Kendi kendime atıp tutuyorum, içimden. Sonra bi He-Man azametiyle dikiliveriyorum gölgelerin gücü adına. Yalnız bir sorun var, bugünlerde aragazım bitti. Yolda kalmış külüstür bir arabaya döndüm adeta. Dörtlüleri yakıp sağa çekmiş zavallı bir araba. Hani siz yanından geçip gidiverirseniz ya, kuş uçmaz kervan geçmez yollarda. Neyse ne işte. Durum böyle. Hayatın bu yaşıma kadar bana atıp durduğu falsolu topları, ustalıkla savuşturmayı beceren bendeniz, yün bir yorgan altında kıvrılıp ana rahmine dönme özlemiyle yanıp tutuşuyorum. Öğretmen çocuğu, orta sınıf ahlakım çöktü çökecek, ha gayret! Tevazu sahibi, kendine yeten, kolu kırılsa da yenden dışarı çıkartıp eşe dosta göstermeyen ben, dünyanın anasına, milyonlarca yıllık gelmişine ve de geçmişine küfrederek uyanmaya başlıyorum yataktan. Çoğu sabahlar, zoraki bir fincan kahve tıkıyorum boğazımdan aşağı, ayaklarımı sürükleyerek gidiyorum işe. Kimseyle uğraşamayacak kadar yorgun oluyorum çoklukla. Halim yok derdimi anlatmaya.

Depoda bir gram benzin yok. Telkinle ruhumu sağaltacak arzum yok... Hormonal mi, mevsimsel mi acaba?
Yılların yorgunluğu, bütün yaşanmışlıklar ve hayalkırıklıkları geliyor, koca bir gülle gibi oturuyor göğüs kafesimin üzerine. Kendi kendine hesaplaşmalar, tekrar eden davranış kalıplarını sorgulamalar, sonra hiç bir yere varamamalar. Merhabaa...

Hayır bebeğim hayır, depresyon benim olayım değil. Lastik topum ben lan, yere atarsın daha yükseğe zıplarım. Bir hacıyatmaz formundayım; itersin, geri geri gider, gelir yüzüne bi tane çarparım. 
En azından öyleydim... Bir şarkı dinlerdim, bir film izlerdim, hepsi geçerdi. Şimdi kendimden geçmek üzereyim sıkıntıdan. Öyle baydım kendimden, düşünmekten, içinden çıkamamaktan. 
Derdime derman, st john's wort bi yere kadar. Eskiden demli çay yeter de artardı, yaşadığıma şükretmek için. Şimdi varoluş bunalımındaki bir ergenmişçesine huysuz, isteksiz ve depresifim.

Bi yün yorgan atın üzerime, yatayım burada kış geçinceye kadar. Belki baharda yine güzel olur her şey. 

Hiç yorum yok: