16 Kasım 2012 Cuma

Ulvi bir yazı

Eskiden, her okuduğum kitabın bana kainatın sırrını bahşedeceğini düşünürdüm. Bu arayışıma yalnızca Otopstopçunun Galaksi Rehberi'nde birazcık yaklaşabildim ki, orada da hayatın, evrenin ve her şeyin yanıtı "42" olarak veriliyordu. Tabii pek açmadı bu durum beni. Oysa ki ne çok ama ne çok istiyordum, bir kitap okuyayım ve tüm hayatım değişsin. Tüm sorularımın yanıtı o kitapta oluversin. Ama yok, ne çare... Bu arayışım hüsranla sonuçlanmaya mahkumdu. Sonra fark ettim ki, her kitap gökyüzüne uzanan bir merdivenin yalnızca bir basamağı idi. İnsanlığın türlü hali, yüceliği ve rezilliği kısaca özünü anlatıyordu her sayfa. Her çağın kaydını kurmacalar üzerinden tutuyordu yazarlar.

Dolayısıyla bu ulvi kitapları anlamakta güçlük çekiyorum. Melekler, sırlar, düşünce güçleri falan filan.
Sanki her kitap sana hayatın anlamını, göremediğin bir gerçeğini fısıldıyor havalarında. Bence söylenebilecek en kibar tabirle hepsi "bullshit". Seni değil, yazarını zengin etmekten başka bir işe yaramıyorlar. Yine de beni düşünmeye itiyor: Eğer insanlar, tonlarca parayı kendini "iyi edecek" sözde şifacılara ve bilge kişiliklere yatırmaya bu denli hevesli ise, demek ki gerçekten çok mutsuzlar.
Bir yandan da telkinin gücü var. Doğru olmasa bile, sen bir şeyi yeteri kadar isteyince, evrenin sana onu sunacağına inanıyorsan, belki de gerçekten bunu başarabilirsin.
Yani, antik çağda bile akıl hastalıkları telkinle iyileştirilebiliyorsa, demek ki beyninin, benliğini kandırma gücü var. Dolayısıyla bu kendine yardım kitapları, belki o kadar da işlevsiz değil...
sana gerçekten evrenin sırrını bahşetmiyor olmaları kuvvetle muhtemel ama sen evrenin sırrını bulduğuna inanıyorsan, tüm kalbinle inanıyorsan bu seni mutlu ve doygun kılabilir.

Nereye gidiyorum buradan? 42 gerçekten de evrenin sırrı olabilir. Evrenin sırrının tanrı inancında da yattığını düşünebilirsin, melek terapisinde de... Sana iyi geliyorsa, doğrudur. Evet... Aynen de bu. Sana tatmin duygusu veriyorsa, yüreğini hafifletiyorsa, hayattaki yükü kaldırmana yardımcı olabiliyorsa hepsi doğrudur. Ve aynı zamanda hepsi yanlıştır. Çünkü günün birinde kainatın sırrını hiç bir kitabın sana veremeyeceğini anlaman gerekir. Eğer birazcık kafan çalışıyorsa, herkesin kendi evrenin dışında hiç bir gerçekliği yaşamadığını, hem kendi güneşleri hem de karadelikleri olduğunu görmen lazım. Telkinin gücünü hafife alma. Ama kendini onunla boğma... Orada daha derinlerde bir yerde, ondan daha güçlü bir şey var.

Hiç yorum yok: