16 Mayıs 2010 Pazar

Neler Oluyor Hayatta!

Bu kadar gündemin arasında boğulmamak elde değil sevgili günlük. Milliyet goygoyculuğundan, Radikal derinliğine kadar pek çok kanalda gündemimiz aynı: Deniz Baykal'ın pipisi. Varlığını hiç düşünmediğimiz, kendisine bir pipili insan gözüyle bakmadığımız Deniz Baykal, Ali Kırca skandalından sonra ikinci sex, lies and videotapes mağlubiyetini, özel hayatın ihlali mağduriyetine çevirmiş bir eril kişi.

Hatırlayacak olursanız, Ali Kırca vakası Türk basının yılmaz defansı sayesinde, üzeri üç günde kapatılan bir mağduriyete çevrilmişti. Bir erkeğin başına geldiğinde, etrafına etten duvarlar örülüveren, "yeni kasetim çıktı, aldın mı?" durumu, bir kadının başına geldiğinde bir toplumsal linçe dönüşüveren canım ülkemde, Baykal'ı Bıraktığın gibi buradayım, yalnız değilsin yanındayım. sloganları eşliğinde, evinin önünde açlık grevleri yapmaya neden olacak bir hadisenin baş aktörü haline getiriverdi.

Zavallı Gülben Ergen, gözyaşları içinde, güvendim, ihanet edildim, bir hata yaptım... ana fikri etrafında düzenlediği basın toplantısında hüngür hüngür ağlarken, etrafında patlayan yüzlerce flaş yüzünden beyin kanaması geçirecek duruma getirilirken, Ali Kırca olayında hiçbir köşe yazarı bahsetmediğinde, hiçbir muhabire konuyla ilgili kalem oynattırılmadığında, ülkenin hala ataerkil düzenin elinde düzülmekte olduğu gerçeğine ayıvermiştik hep birlikte.
Ali Bey'le hemen empati kurulmuş. Aman diyeyim, düşman başına, ya benim de başıma aynısı gelseydi. psikolojisi içinde bütün erkek basın başını kuma gömüvermişti.

Kadınlar diledikleri kadar güçlü, hanımağa, genel müdür, star, baş balerina pozisyonlarında dişleriyle tırnaklarıyla mücadele vermekte olsunlar, bir seksüel yanlışta tahtlarından alaşağı edilivermenin korkusu hala iliklerini titretirken, er kişiler toplumda ufak tefek hataların, mühim değil, olur canım. sen mühimsin nakaratı eşliğinde tahtlarında şekillerini hiç bozmadan oturabiliyorlar. Nitekim Baykal'ın istifası, her ne kadar onurlu bir harakiri gibi görülse de, bana soran olursa tamamen bir şekil, bir imaj, bir Avrupalı politikacıymış gibi yapma halidir. Kendisi kaybediyormuş gibi görünürken, mağdurları sms kanalıyla desteklemekte çılgın bir yarış içine girmiş Türk halkının vicdanında, ay yazık canım adamaaa... gitmesin ama o daaaa... büzüklüğünde bir algı yaratmak için incelikle tasarlanmış bir teyatora şeklinde cereyan etmektedir. İstifa etmemesi durumunda, "Terbiyesiz, pis sapık. Yaşından başından utan!" olacak olan Deniz Baykal, istifa ederek "Aaa... tüh ya. Gidiyor muymuş gerçekten?" safdilliğinin yolunu sonuna kadar açmış bulunuyor.

İşte bu dengelerin arasında, bir kadın olarak bir kez daha anlıyorum ki, biz ancak bu ataerkil düzenin izin verdiği kadar özgür olabiliyoruz sevgili hemcinslerim. Evet, kendimizi toplumun başaktörlerindenmişiz gibi göstermemize izin veriyorlar. Hatta bu güçlü kadın imajını Arap ülkelerine dizi yapıp pazarlıyorlar. Oradaki kadınlar da, muhteşem modern erkeklerin, cevval kadınlar peşinde nasıl harap olduğunu izleyip içinin yağlarını eritiyor. Ancak, kadın olduğunuzu öyle uluorta pek de belli etmemeniz gerekiyor. Biraz daha genişletirsek konuyu, kadın olduğunuzu, eşcinsel olduğunuzu, kürt olduğunuzu, musevi ya da ermeni olduğunuzu öyle açık seçik belli etmemek durumundasınız. Belli etmediğiniz sürece sorun yok. Güllük gülüstanlık geçinip gidersiniz sistemle. Ama kadınsanız ve eşcinselseniz sevişebildiğinizi, başka bir etnik kökenden geliyorsanız da geleneklerinizi ve ritüellerinizi fazla ortalığa açıp saçmayacaksınız. Ya denklanşörlerlerine basarak vururlar sizi ya da daha direkt yollarla...

Bu yüzden Deniz Baykal'ın bir pipisi olduğunun farkına varabilirler... ama sizin bir kukunuz olduğunu asla hissetirmeden yaşamanız gerekiyor. Ya da kukunuz olduğunu onlara her saniye hatırlatarak yaşayabilirsiniz, ne var ki bir genel müdür pozisyonu beklemeyin hayatta. Olsa olsa, sarışın popçu kontenjanından bir yer açılır size bu TC bünyesinde.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Şölen tüm yazılarını okudum hemencecik:)yazdıkların çoğu zaman güldürüyor, bir o kadarda düşündürüyor..bir kadın olarak toplumumuzda pipi ve kuku düşüncene tamamen katılıyorum,günlüğü takip etmeye devam edicem,sevgiler..."yasemin"
not:adını iyi ki değiştirmemişsin, isimler, kendilerini taşıyanları yansıtırmış, bence sen hayata bakışınla,yaşamı yorumlamanla,mizahi dilinle gerçekten bir Şölen'sin by by..

Şölen dedi ki...

Çok teşekkür ediyorum Yasemin Hanım :)sağ olun.