17 Aralık 2009 Perşembe

Hamlet, bize iki omlet.



Şimdi, size entellektüel bir Hamlet eleştirisi yazacağım... demeyi çok isterdim fakat son derece sığ bir insanım ne yazık ki. Bu yazı, "Ben, Jude Law gördüm" yazısı.

Üç hafta önce, manevi hemşirem Eylem hanımefendilerle birlikte New York yollarına düştük. Gezimizin en önemli ayaklarından birini Jude Law'un başrolünde oynadığı Hamlet oluşturuyordu. Kaan'a biletleri bir ay öncesinden aldırdık... Heyecan dorukta, "Oyun çok uzun, üç saat." diyorlar, "Ay olsun, ne güsel, üç saat Jude Law bakcez" diyorum. Bir Jude, bir ben, bir de to be or not to be...

Neyse, biz bir heyecan gittik oyunun kapısına. Ama bir jet lag bende, öyle böyle değil. Jet çarpmış gibiyim... Yine de çok azimliyim. Girdik oturduk yerlerimize, sahneye de yakınmışız, pek sevinç.

Işıklar söndü, sahnede bir tek spot yandı. Jude şöyle yandan çarklı bi poz verdi üç saniye, sahne karardı. Bi nevi canlı afişlik yaptı yani... Olsun dedik, oyuna derin anlam kattı bu pozu.

Neyse efendim, sonra oyun başladı... Önce heyecanlıyız, koskocca Jude Law karşımızda arz-ı endam ediyor. İngiliz aksanıyla, Hamlet'ten mısralar döktürüyor. E çocuk oynuyor yani... Ve fakat bi sorun var. Jude Law oynuyor da, annesini, amcasını, babasının hayaletini oynayan aktörler bi oynayamıyor. Sanki sokaktan toplamışlar bunları. Sonra bi Ophelia çıktı, evlere şenlik. Bütün bütçeyi Jude Law'a verip, diğerler oyuncularda ucuza mı kaçmışlar, aaa... ne oluyor? falan derken, bizim jet lag kendini göz yaşarması, esneme olarak göstermeye başladı. Oyuna bakayım diyorum, Jude diyorum, Law diyorum olmuyor... Kapandı gözler. Tam 20 dakikası kayıp oyunun, öyle horul horul, adamın karşısında uyudum. Gözümü açtım, Hamlet'in elinde kafatası... Ay! dedim başlayacak tirada, uyuma, uyuma, sakın uyuma... Böyle kendimi dürte dürte 3 saat geçti. Salon karanlık, salon sıcak... göz kapaklarım kapandı kapanacak.

Fakat aralık göz kapaklarımdan görebildiğim kadarıyla, Jude epey bir efor sarfetmiş rolü için. Yine de, dudak uçuklatır cinsten bir oyunculuk sergilemedi.
Kendisi gerçekten çok taş bir insan, hiç film hilesi falan yok. Ama azcık boydan kısa. Ufak tefek bir abimiz. Oyundan çıktığınızda öyle hayatınız boyunca hatırlayacağınız bir Hamlet olmadığını fark ediyorsunuz. Yönetmen de fark etmiş ki, celebrity kullanımı yoluna gitmiş. Eylem'in konuya ilişkin yorumu: "Jude Law gözümden düştü" oldu ama bu yorum muhtemelen, adamın oyunculuğundan değil, kendisini yakından görmüş olmamızdan kaynaklanıyor. Yani böyle gözünde büyüttüğün bir dünya starıyla 3 saat geçirince, onun da sen ben gibi bir insan evladı olduğu gerçeğine ayılıyor bünye. Hatta benden söylemesi, tepesi biraz açılmaya başlamış bile.

2 yorum:

eylem dedi ki...

Uzun uzun yorum yazacğım ilk fırsatta ama yazının başlığına bayıldığımı belirtmeden edemeyeecğim. hakkaten : "Hamlet bize iki omlet..."

sezin dedi ki...

sizi memnun etmek de mumkun degil kardesim allah allah!! insan sukretmesini bilmeli ayol aaaaa:)))