29 Ağustos 2009 Cumartesi

yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var

çok şey öğrendim yaşayıp, yaşlanırken. Mesela pinpon topu denen şeyin ping-pong topu olduğunu. Acayip di mi? sen, senelerce pinpon diye bil, pinpon ihtiyar lafına böyle, ufacık tefecik bir insan herhalde düşüncesini geliştir. Olsun sana pingpong ihtiyar. Olmadı dünya...

sonra efendim morrow eski ingilizcede sonraki gün demekmiş, tomorrow da "to the next day" demekmiş. bizdeki pazar-ertesi efekti. bakınız yeni bir dünya keşfettik. adını morrow gezegeni koyuyorum.

sonracıma sonunda öğrendim ki mucize zayıflama diye bir şey yok. hiç bir hap basen yağlarına deva değil. boşuna sokağa para saçasın varsa o ayrı... az yiyeceksin, her şey bunda. sen götür homini löp börekleri, sonra ver 80 lirayı, elma kromlara, mucizevi cappage pow lahana hapına. Oldu mu? olmadı... Yine de Fox Mulder'ın dediği gibi "I want to believe!"

başka? ohooo yaşlandıkça insanları öğrendim mesela. I am just a soul whose intentions are good. türü arkadaşlar zor bulunuyor. Bazı ruhların kasti faulleri haddinden fazla oluyor. Yaniceksinizzz cayır cayır haberiniz yok!!! Güzel insan bulunca, bırakmak hiç olmuyor. Tutucan... Ne? tutu-can mı? Tutacaksıın...

evet, fast foodların hepsi zararlı, diyet kola zayıflatmıyor... çok takmamak lazım her şeyi, MFÖ haklı, 5 dakkada işler değişiveriyor. mutlu aşk da oluyor, pek ala... empati, sempati, tolerans varsa her iki tarafta da. mutlu olmaya bir sen, bir kitap, bir de çoklu koltuk da yetebiliyor, hep daha fazlasını istemek, sahp olmadıklarına haset etmek hasar veriyor. En çok şükretmek lazım. Kime, neye şükredeceğine sen karar ver. Ben çocukluktan kalma bir alışkanlıkla "Allahım" diyorum kendisine. Allahım, iyi ki doğdum da bu güzel günü yaşadım... Eblekçe biliyorum ama terapilerde sürüneceğine bi dene, çok işe yaradığını göereceksin. ben küçükken allahı eti puf sanırdım. pakette böyle gözü ağzı var ya çiziktirilmiş puf gövdesi üstüne. Ananem bana, eli ayağı yok ama gözü, ağzı var dediydi... Ondan dolaylı herhalde. Eti Puf'a avuç açar, ona dua ederdim. Oburluğum belliymiş o zamanlardan. Öğrendim ki Eti Puf diil Allahım, Ya Rabbim. Kızmamış bana herhalde bu yanlış anlamadan dolayı ki, ne güzel bir hayat verdi. (Şekil A: Şükretme yöntemleri)

neyse daha da çok şey öğrenirim herhalde, yaşadıkça. İnsanlar Yaşadıkça... bu arada filmin orijinali: from here to eternity, bunu yorumlayarak çeviren abinin ellerinden öperim. Ne güzel isim takmış filme. Anonim de olsa saygıyla anıyorum bu yaratıcı insanı. Belki rahmetli olmuştur çoktan. İnsanlar yaşadıkça, hatırlansın.

Hiç yorum yok: